Kadir's profileKadir CamogluBlogLists Tools Help

Soapbox Video

Loading...

Weather

Loading...

Yazılım Geliştirme Projelerinin ABCsi: ProjeABC

Bir programlama dili öğrendiniz...
Değişkenleri, döngüleri, karar yapılarını biliyorsunuz...
Belki biraz da masa üstü uygulama programlamayı biliyorsunuz...
Biraz da veritabanlarından anlıyorsunuz...
Peki ama bu bölük pörçük bilgileri birleştirerek uygulama geliştirebiliyor musunuz?

İşte şu anda Türkiye'de benim tespit ettiğim en büyük eksiklerden bir tanesi bu: Yazılım geliştirmeye bütünsel bakış!
Yazılım geliştirme bilgi ve becerilerinin tamamını kullanarak bir problemi başından sonuna kadar çözebilmek, bir yazılım çözümü geliştirebilmek.

Bu genel bir sorun. İster okulunu okuyun, ister kursuna gidin, ister kitaplardan ya da internetten öğrenin bu eksikliği hissediyor olabilirsiniz. Kendinizi suçlamayın. Parçaları nasıl birleştireceğiniz ayrı bir eğitim konusudur ki çoğunlukla bu açık stajlarla kapanmaya çalışılmaktadır.

Benim kişisel amaçlarımdan biri de yazılım dünyasına girişteki bu zorluğu aşmaları konusunda desteğe ihtiyacı olanlara ufak ta olsa bir katkıda bulunabilmektir. İşte bu nedenle ilk olarak Chip Online'da "Tek Kişilik Yazılımevi" blogunu yazmaya başladım. Bu blogdaki amaç yazılıma bütünsel bakışın kodlama dışında kalan mühendislik adımları hakkında bilgiler vermekti. Ama bir de bu işin uygulama tarafı var, yani kodlama. İşte bu konduaki eksikliği de ProjeABC ile gidermeyi düşünüyorum.

Yeni Bloglarım

Artık bloglarıma aşağıdaki adreslerden erişebileceksiniz.
 
Kişisel yazılarım; kişisel gelişim, notlarım, paylaştıklarım için: www.kadircamoglu.com
Teknik yazılarım için: www.turkishcoders.com
 
Hoş kalın, hoşça kalın.
Kadir Çamoğlu
 
 

Microsoft Sertifikasyon Programı

Georgeo Pulikkathara
"For those of you who don’t know me, I’m the new owner of the Microsoft Certified Professional Program here at Microsoft. "
George, Microsoft ta sertifika konusunda yetkili kişi... Blogunun adresi de aşağıda:
 
Bir MCT ya da MCP arıyorsanız...
 
Microsoft eğitim içerikleri
A view into Microsoft Learning courseware, a passion for music and mostly related subjects
"Hi....my name is Jeff Hora and I am the Lead Product Planner/Product Manager for Microsoft Learning Instructor-Led Training."
 
Sertifikasyon hakkında...
Marketing talks about IT pro and developer certification and the MCP program.
 
 

Öğretmenler gününüz kutlu olsun!

Tüm eğitimcilerin, eğitime hizmet edenlerin ve gönül verenlerin öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

Visual Studio 2008 piyasaya sürüldü

Microsoft en son yazılım geliştirme platformu olan Visual Studio 2008 ve paralelindeki .Net Framework 3.5'u piyasaya sürdü. Şimdilik MSDN üzerinden indirilebilen ürünlerin birkaç hafta içinde DVD üzerinde çıkması bekleniyor. Özellikle Windows Vista için uygulamalar üretmek üzere geliştirilen Visual Studio 2008, Visual Basic 2005 sürümünün üzerine 250 yeni özellikle geldi.
 
VS2008
 
Visual Studio 2008'in deneme sürümü ve detaylı bilgi için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.
 
 

Yıl 2053: Kamil Asma'dan sevgilerle :)

Mustafa Acungil bir yenilikler adamı...
Projeler adamı diyeceğim ama bu ara proje kavramı bana başka birşeyler çağrıştırdığı için kullanmıyorum :)
Bir günü öncekinden ileride olmazsa rahat etmeyen bir insan Mustafa Acungil. Profesyonel olarak teknik uzmanlığıyla bilinse de, bir düşünür ve yazar aynı zamanda.
Şu sıralar o bir "Kamil Asma", 2053 yılında yaşıyor ve bize o çağdan haberler veriyor...
Nasıl mı?
 
Mustafa Acungil'in blogundan:
http://www.chip.com.tr/blog/gelecekpostasi/ adresindeki bilim kurgu blogum. Sevgili arkadaşım Cenk Tarhan'la yazışmamız sonucunda ortaya çıkan ve hızla gelişen bu blog şimdiden koşarak ilerlemeye başladı. Kafamda oluşan karakter Kamil Asma kendiliğinden gelişiyor, fikirler aklıma gerçekten 2053'ten Kamil Asma tarafından fısıldanıyor gibi geliyor. Çünkü başladım. Çünkü keyfini çıkararak devam ediyorum.
 
Mustafa Acungil - Gelecek Postası

Xerox'dan Silinebilir Kağıt

"TIME dergisinin çevre kategorisinde yer verdiği ve “İz Bırakmadan” başlığı ile duyurduğu Xerox’un “silinebilir kağıt” buluşu, kağıt üzerine basılı bilgilerin, 16-24 saat içinde kaybolmasına ve aynı kağıdın tekrar tekrar kullanılmasına imkan veriyor. TIME dergisi, yıllar önce ortaya atılan “kağıtsız ofis” kavramının gerçekleşmediğini ve Xerox’un “silinebilir kağıt” buluşuyla, bu miti ortadan kaldırdığını vurguladı."
 
Time dergisi tarafından 2007 yılının en önemli buluşları içerisinde gösterilen silinebilir kağıt, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, silinebilir kağıtlara yazabilen özel yazıcıların kullanımını gerektiriyor. Tabii ki Xerox bu konuda da araştırmalarına devam ediyor...
 
Gelelim kağıtsız ofis ile silinebilir kağıt arasındaki ilişkiye. Ben yakın bir zamanda dijital gazete ve kitaplarla tanışacağımızı düşünüyorum. Artık herkes toplantılara laptop, tablet pc ve pocket pc lerle girmeye başladı. böyle bir dönemde eminim ki maliyeti yüksek olacak bir yazıcı/kağıt kombinasyonu iş dünyasında kullanıma girene kadar, dijital ortamda okuma ve yazma daha da ilerlemiş olur.
 
Ama yine de güzel buluş. İlginç, belki başka yönde açılımlar yapılmasına yarar...

Mısır Güncesi 2: Kapalı Çarşı!

Kahire, boş bir zamanımızda Yunus Emre, Hayrettin Hoca, Eralp birlikte zaman geçirelim dedik. Hayrettin Hocayla Eralp tutturdular eşlerimize birşeyler alalım!
İyi tamam, alalım. Alalım da, mekanı bilmiyoruz, insanlar İngilzce de bilmiyorlar, zaten taksicilere güvenilmiyor...
Neyse, dedik ki yaya olarak dolaşalım. Hem hava alırız, hem belki birşeyler buluruz.
Bir saatten fazla dolaştık. Epeyce bir süre dükkün bulamadık zaten. Sonrasında da bulduğumuz dükkanlarda hediyelik bir şey yoktu. Aradığımız otantik kıyafet! Hırka tarzında...
10-15 dükkana girip çıktıktan sonra en son bir dükkanda, otantik bir şeyler bulur gibi olduk. (Eski motiflerle bezenmiş, Mısır uygarlığını yansıtacak bir şey arıyoruz...)
İçeride genç bir kız var. Çat pat İngilizce konuşuyor. İyi kötü bir hırka gösterdi bize. Biz de aramızda bu çocuklar için, küçük filan derken içeriye bir abi girdi...
"Siz istiyor buyuk" dedi. Oooo dedik abi Türkçe biliyor. Ama bilmiyormuş, İngilzce devam ettik. Otantik bir hırka istediğimizi söyledik.
Mısırlı Abi (İngilizce) "Siz böyle bir şeyi ancak "Kapalı Çarşıda" bulursunuz dedi. ??
Biz kendi aramızda, vaay demek burada da kapalı çarşı var diye konuşurken, kapalı çarşıya nasıl gideriz diye sorduk:
Abi: "İstanbul, Türkiye" dedi ! :)
 
2007 MVP Open Days, Kahire, Mısır

Mısır Güncesi 1

Uzun zamandır yazamıyordum...
Bir taraftan yeni kitap, bir taraftan işlerdeki yoğunluk, bir taraftan da kızın okula başlaması...
Giza piramitleri, Mısır
Neyse en sonunda tekrar yazıyorum... 
Öncelikle MEA MVP Open Days 2007'den bahsetmek istiyorum. Bu yıl Kahire, Mısır'da yapıldı. Ben ilk defa katılıyorum. Kırk küsür kişi vardı ve on kişiye yakını Türk Mvplerdi. Tam bir Türk takımı olduk. Eğlenceli bir deneyim oldu. Dipnotlar halinde paylaşmak istiyorum. Önce olaylar...
 
Havaalanı:
Kahire'de ilk karşılıştığımız ilk şey doğal olarak havaalanı. Bizim eski Topkapı otogarı havasındaki bu havaalanı, nasıl bir ülkeye geldiğimizle ilgili genel bir fikir veriyordu zaten. FreeShop'larında yine bizim Topkapı ucuzluk pazarındaki buzdolabı, televizyon, fırın gibi malzemeler vardı.
 
Pazarlık:
Yine Mısır'ın (aslında Kahire'yi kastediyorum) ilk göze çarpan karakteristiği insanların pazarlıkçılığıydı. Havaalanından çıkar çıkmaz taksiciler üzerimize saldırdı. İlginç rakamlar söylediler. Sonradan öğrendik ki Mısırlılar ilk olarak belirli bir şeyin normal fiyatının 5-10 katını söylüyorlar. Sonra siz bir şey söylüyorsunuz. Sonra biraz o, biraz siz iniyorsunuz. Sonra da bir fiyatta anlaşıyorsunuz.
 
Taksiler:
Sevgili dostum Halid (Halid Özgür) İran fotoğraf gezisinde bahsetmişti, aynı şeyleri Mısır da da yaşadık. Arabalar çoğu çok eski, vuruk, çarpık, çizik, kırık. Kimse trafik ışıklarına kurallarına uymuyor. 20 milyon nüfuslu bir şehirde inanılmaz bir şekilde trafik sıkışık ve kuralsız, ama bizdeki kadar kavga, gürültü yok.
 
Servis:
İnsanlar sıcak havanın verdiği etkiyle olsa gerek, çok yavaş hareket ediyorlar ve bu onların doğalı. Restorant da bir su istiyorsunuz, 10 dakika sonra gelmediğinde soruyorsunuz, tamam getiriyoruz modunda cevap veriyorlar. Adamlar yavaş gerçekten. Müşteri memnuniyeti filan gibi bir kaygısı olan yok. Beş yıldızlı otellerde bile.
İşte size bir replik:
Mısırlı: "Its ok in 10 minutes"
Ben: "???"
Mısırlı: "OK, Its not Egyption minute, its in Turkish minute"
 
Satıcılar:
Ülkemize turist olarak gelenlerin Laleli, Sultanahmet gibi semtlerde neler hissettiklerini şimdi çok çok iyi anlıyorum. Adamlar hiç konuşmasanız, ne giyseniz bile nereden geldiğiniz anlıyorlar. Her ülke için söyleyecekleri bir şeyleri var. Türkler için de "Hasan Şaş, yavaş yavaş..." deyip duruyorlar. Nedenini sorduk, kafiye nedeniyle dediler ?!
 
Nil:
Gerçekten büyük bir nehir. Ama çok kirli. Fakat ilginç bir şekilde kokmuyor.
 
Çöl:
Çölde beni şaşırtan ilk şey, çöl kumunun zannettiğimiz gibi deniz kumu gibi bir şey olmaması. Bildiğimiz toprak, ancak sıcaktan kuruyup toz haline geldiği için, kum halini alıyor. Ve havada sürekli toz/kum var.
 
Piramitler:
Gerçekten güzel yapılar. Ancak içlerindeki her şey müzelerde :)
 
Kahire, Mısır müzesi:
Mutlaka gidin. Yanınıza Mısın Paundu alın. 50 ilk giriş, 100 de mumyalar için. İçeride fotoğraf çekemiyorsunuz. Yanınıza bir kılavuz almayı unutmayın. İçeride yeterince bilgi alabileceğiniz bir şey yok.
 
Dansöz:
Kralı bizde, Mısır dansözü de neymiş!
 
MVPler:
Farklı ülke ve kültürlerden MVP lerle tanışmak keyifliydi. Hepsine selamlar...
 
Organizasyon:
Güzel bir organizasyondu. Ruari ve Baransel'e tekrar teşekkürler.
 
Türk MVPler:
Hepsiyle keyifli vakit geçirdik. Size de teşekkürler.
 
 

Kadir Camoglu

Make everything as simple as possible, but not simpler. (A.Einstein)
Loading...

Kadir CAMOGLU

Occupation
Location
Interests
MVP, MCLC